Ocak 29, 2009
yutkunamadıklarım, anlatamadıklarım, dokunamadıklarım ve uzaklaşamadıklarım...
oysa ben o kadar yorgunum ki bulduğum ilk huzurun koynunda yüz yıllık uykulara dalıyorum, uyanıp seni öpüyorum uyumadan ellerine dokunuyorum.
ilk defa kağıtların dili olsa da konuşsa diyorum, duyacaklarıma katlanamayacağımdan yüzünün olmadığı fotoğrafını elimden düşürmüyorum.
ellerimde bir kağıt, gerisi öyle işte...
unutmadan;
"you're a tragedy starting to happen"
oysa ben o kadar yorgunum ki bulduğum ilk huzurun koynunda yüz yıllık uykulara dalıyorum, uyanıp seni öpüyorum uyumadan ellerine dokunuyorum.
ilk defa kağıtların dili olsa da konuşsa diyorum, duyacaklarıma katlanamayacağımdan yüzünün olmadığı fotoğrafını elimden düşürmüyorum.
ellerimde bir kağıt, gerisi öyle işte...
unutmadan;
"you're a tragedy starting to happen"
Ocak 16, 2009
Aralık 20, 2008
Aralık 18, 2008
Aralık 12, 2008
Aralık 10, 2008
"gerçeklerin içine, en derinine girmeye çalıştım. gerçekler, üzerine fazla giderseniz kendiliğinden masala dönüşüyorlar."
m.s
bazen bazı şeyleri başka başka insanlar tamamen doğru kelimeleri seçip yine tamamen doğru sıraya yerleştirip söylüyorlar, hayat benim için son zamanlarda söylenmiş bu cümleleri bulup "cuk" sesini duymakla geçiyor.
zaten her şey bir gün mutlaka geçiyor.
m.s
bazen bazı şeyleri başka başka insanlar tamamen doğru kelimeleri seçip yine tamamen doğru sıraya yerleştirip söylüyorlar, hayat benim için son zamanlarda söylenmiş bu cümleleri bulup "cuk" sesini duymakla geçiyor.
zaten her şey bir gün mutlaka geçiyor.
Kasım 16, 2008
Her gece kendime sarılarak uyumak, kimsenin yüzünün bana dönmemesiyle yüzleşmek ve bu gerçeğe artık alışmak...
Bir yerlerimden kırılıp duruyorum da oraları tekrar neyle, nasıl yapıştıracağım, bıraktığım yerden hayata nasıl devam edeceğim bilmiyorum...
Aslında hiç var olmadım, bu yüzden yok olmayacağım...
O halde neden bu kadar bulanık ve nereye gizlendi tam da şu anda ihtiyacım olan aydınlık?
Lütfen...
Bir yerlerimden kırılıp duruyorum da oraları tekrar neyle, nasıl yapıştıracağım, bıraktığım yerden hayata nasıl devam edeceğim bilmiyorum...
Aslında hiç var olmadım, bu yüzden yok olmayacağım...
O halde neden bu kadar bulanık ve nereye gizlendi tam da şu anda ihtiyacım olan aydınlık?
Lütfen...
Kasım 14, 2008
Ekim 14, 2008
Çok şiddetli bir çarpışmaydı. İçindekilerin hepsi parçalanarak döküldü. Sırt üstü yatıyordu. Kullanmamın yasak olduğu kelimeler vardı. Hepsi birer birer öldü.
Çok, şiddetli, bir/tek, çarpışmay'-dı.
İçin(m)dekilerin hepsi parça-lanarak dö(kü)ldü.
Sırtüstüyatıyordubunuonayapamazdımbunuonayapmadım.
Kullanmanın yasak olduğu kelimeler vardı, baskı vardı, basınç vardı, sindirme vardı, direnç yoktu.
Hepsi bir'er bir'er öl,dü.
Koşmamgerekiyordukoşamadım.
Bağırmamgerekiyordubağıramadım.
Ağlamamgerekiyorduağlayamadım.
Sadece ve sadece bir kabustan uyandım, birkaç hayattan birden uyandım. Bir...den, uyandım.
Çok, şiddetli, bir/tek, çarpışmay'-dı.
İçin(m)dekilerin hepsi parça-lanarak dö(kü)ldü.
Sırtüstüyatıyordubunuonayapamazdımbunuonayapmadım.
Kullanmanın yasak olduğu kelimeler vardı, baskı vardı, basınç vardı, sindirme vardı, direnç yoktu.
Hepsi bir'er bir'er öl,dü.
Koşmamgerekiyordukoşamadım.
Bağırmamgerekiyordubağıramadım.
Ağlamamgerekiyorduağlayamadım.
Sadece ve sadece bir kabustan uyandım, birkaç hayattan birden uyandım. Bir...den, uyandım.
Ekim 07, 2008
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)