Ağustos 17, 2009

insanlar hep "o an"da sahip olmadıklarını isterler dediğinde ne kadar haklıymış meğer...

Ağustos 16, 2009

Ağustos 12, 2009

kendine güvenince insan gerisi çorap söküğü gibi geliyor gerçekten. ve sonuç -her zaman olmasa da genellikle- muazzam güzellikte oluyor.

"ben bugün sevgilime brownie yaptım."

Ağustos 10, 2009

işte tam da bu noktada kelimeler biter. sonra bir şarkı başlar, göz bu elbet -bir anlığına bile olsa- kapanır. açıldığında sonsuz bir beyaz ve ona eşlik eden düşme hissi.

anlamlandıramıyorum.

Ağustos 06, 2009

Nereye ait olduğumu hiçbir zaman bilmediğim hayatımda belki de ilk defa bu kadar şiddetle eve dönmek istemiyorum. Sanırım ben şu an sadece buradan kalkacak uçağa binip onunla "evimize" gitmek istiyorum.

Temmuz 28, 2009

"Hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum" yazıyor kitabın arka kapağında. Hayatımın en mutlu anlarını yaşıyorum ve bunu biliyorum. Yanımdaki kitapla aramızdaki tek fark bu sanırım.

Temmuz 22, 2009

minik ve puci'yi aynı cümlede geçiriyorum:

minik ve puci çok mutlular, çok huzurlular ancak istanbul'da kalmak istediklerinden emin değiller. özellikle istiklal'de güpegündüz kalbinden bıçaklanarak öldürülen adam yüzünden puci çok huysuz. bir de minik'i evde bırakıp işe gitmek istemiyor. hep yan yana dursunlar istiyor. canım benim.

Temmuz 19, 2009

minik, puci ve istanbul'un aynı cümlede geçmesini istiyorum.
minik ve puci istanbul'da çok mutlular, gibi mesela.

Temmuz 17, 2009

İçimdeki korkuların tümünden 7 tane stephen king romanı çıkar, yine de "fairytale" tadında yaşıyorum.

Temmuz 14, 2009

"here i am, hopeful again
i can’t say when
i wasn’t this way

don’t need to worry about me

that’s what i say
it’s not what i mean
that’s what i say
it’s not what i mean"

Temmuz 12, 2009

Temmuz 10, 2009

Temmuz 08, 2009

"they share a heart and lots of love"

cümlesini okumam bugün başıma gelen en güzel olaydır.
Ç kişisi der ki: Daha 20 saniye var, uf çok sıkıcı!
P kişisi der ki: Ya sus, daha 10 gün var ona bakarsan...

Temmuz 05, 2009



onu alıp oraya koyunca, bunu alıp şuraya koyunca odada yer açılıyor. biz yaşarız ki. ayrıca evet yasemori çok tatlı gülümsüyor. konser olsa da minik adımlarla gitsek.

Temmuz 04, 2009

karaköy vapur iskelesinde hayatımla ilgili kararları almanın eşiğine gelip sonunda yaşımı -artık- yeterli bulup kararları aldım. şimdi bu aldıklarımı nereye koyacağımı biri bana söyleyebilir mi? teşekkürler, ben de aynen öyle düşünmüştüm.

Temmuz 01, 2009

sana anbean aşık olmak dünyanın tüm sevdiğim şarkılarını aynı anda dinlemek gibi...

Haziran 29, 2009

Öyle güzel bir İstanbul günü ki, insanın kıvrılıp mırıldanası geliyor. Ayrıca büyüyünce hayalci olmaya karar verdim. Evet biraz fazla romantiğim.
Kelimelerin ilk anlamlarıyla vakit kaybeden insanlarla uğraşmaktan ne denli yorulmuşum meğer...

Haziran 25, 2009

festivaller gelir festivaller geçer ama fotoğraflar sonsuza dek kalır...




"mesela" ile "ya da" arasındaki yedi farkı bulmaya yoğunlaştığım şu günlerde, İstanbul'un bu denli sıcak olması canımı sıkmıyor diyemem.

Haziran 23, 2009

bazen an'ları en güzel kelimeler anlatır bazen de sadece fotoğraflar...



yaşadıklarımdan nefret ettiğim bir "an"da uzaklaştığım bu yere, yaşadıklarımdan duyduğum huzuru borçlu olduğum tek kişiye ithafen, dönüyorum.
hoş bulmak gibi bir derdim yok, sıkıntı olmasın yeter.